Vallahi Billahi Demek Günah Mıdır?
Hayat bazen öyle garip bir yer oluyor ki, küçük bir kelime ya da bir cümle bile insanın tüm iç dünyasını alt üst edebiliyor. Kayseri’de bir sabah, yürürken kafamda deli sorular vardı. Bir yandan gülümsüyordum, bir yandan da kalbimde hafif bir endişe. O sabah, yürüdüğüm caddeyi her zamanki gibi geçiyordum. Ama aniden, bir sohbetin içinde kaybolmuş bir şekilde “Vallahi billahi” dediğimi fark ettim. Bu kelimeler hep vardı, ama o an, bu kadar sıradan bir şeyin ne kadar anlam taşıyabileceğini düşündüm.
Bir Sözün Ağırlığı
Günlük hayatımda bu tür ifadeler hiç de nadir değildir. “Vallahi billahi” demek, Kayseri’nin sokaklarında, dost meclislerinde, kahvehanelerinde çok yaygın bir şey. Bazen içimden öyle geliyor ki, bir şeyin ne kadar gerçek olduğunu anlatabilmek için bu iki kelimeye sığınmak gerekiyor. “Vallahi billahi” dediğinde, karşındaki kişi seni daha fazla ciddiye alıyor, ne kadar dürüst olduğuna dair bir güven oluşuyor. Ama bir yandan da içimi bir korku sarmaya başladı: “Ya gerçekten günahsa?”
Bir gün, o sabah, kuzenimle bir kahve içiyorduk. O an, o kadar ciddi bir konudan bahsediyorduk ki, birden “Vallahi billahi” demişim. Kuzenim gözlerini büyüterek, “Biliyor musun, vallahi billahi demek günahmış,” dedi. İçimden bir şeyler düştü sanki. O an bir boşluk oluştu. “Gerçekten mi? Yani böyle bir şey olabilir mi?” diye düşündüm. Cevaplarımı kesinleştirebilmek için daha fazla bilgi arayışına girdim ama bir türlü huzur bulamadım.
Hayal Kırıklığı ve Huzursuzluk
O günden sonra, aklımda bir şey dönüp durdu: Vallahi billahi demek gerçekten günah mıydı? İslam’ın öğretilerini daha iyi anlamaya çalıştım. Birçok yorum ve yazı okudum. Aslında, kelimenin anlamı, inancın gerekliliği ile bağlantılıydı. Dini kitaplarda, bir şeyin gerçekten doğru olup olmadığını anlatmak için yemin etmenin gerekliliği, zamanla her bir kelimenin önemi konusunda daha fazla düşünmeme neden oldu.
Bir yandan, bu kelimeleri kullanmak bana hiç yabancı değildi. Kayseri’de büyüdüm, her köşe başında “vallahi billahi” diyen insanlar vardı. Ama birden o kelimeler bana, içimde bir yük gibi geldi. Neden böyle bir şeyin içime yerleşmesine izin verdim? Kendimi bir tarafta, eski alışkanlıklarımdan vazgeçmeye zorlanmış hissediyordum. Hayal kırıklığı ve huzursuzluk, birden içimi sarmaya başlamıştı. Sonuçta, böyle bir kelimeyi söylemek, bir inanışa ya da inanca ait değildi; sadece dilimde alışkanlık haline gelmişti. Ama bunun bir yanlışlık, bir günah olup olmadığını sorgulamak zorundaydım.
Umut ve Farkındalık
Bir sabah, hala o kelimenin zihnimde dönüp durduğuna karar verdim. Birçok şeyin iç yüzünü anlamaya başladım. Vallahi billahi demek, aslında bir şeyin samimi olduğunu anlatmaya yönelikti. Fakat bunu sürekli bir yemin olarak, doğruyu anlatmak için kullanmak, içinden çıktığın samimiyetin bozulmasına yol açabilirdi. Bu düşünceyle, “Vallahi billahi” demek yerine, bu tür ifadeleri bir yemin olarak kullanmak yerine, içimden gelen samimiyetle konuşmayı tercih edebilirdim. Gerçekten inandığım bir şey söylemek, sadece o an için ne kadar önemliydi.
Bundan sonra, günlük hayatımda “Vallahi billahi” demek yerine, daha içten, daha samimi olmaya karar verdim. Bazen insanlar, sadece sözleriyle değil, davranışlarıyla da kendilerini anlatırlar. Ben de artık, doğruyu söylemeye, yemin etmeden, bu dünyada daha sakin bir şekilde var olmanın yollarını aramaya başladım.
Sonuç: Samimiyetin Yeri
Sonuçta, “Vallahi billahi” demek, her ne kadar Kayseri’nin sokaklarında hepimizin dilinde olsa da, bunun doğru ve samimi olmakla ilgisi var. Günah mı, değil mi? Bu soruya net bir cevap vermek için sadece içindeki inançla yüzleşmek gerek. İçinden gelen dürüstlüğü ifade etmek, belki de her şeyden daha önemli.
O günden sonra, içimdeki huzursuzluk yerine, bir umut doğdu. Belki de biz, sadece kelimelerle değil, kalbimizle de doğruyu anlatabiliriz. Hayal kırıklığımdan, daha doğru bir yer edinmeye başladım. Yavaşça, kendimle barışmaya, dürüstlüğü ve samimiyeti her şeyin önünde tutmaya karar verdim.
Başlangıç bölümü dengeli, ama sanki biraz güvenli tarafta kalmış. Benim bakış açım biraz daha şöyle ilerliyor: Billah ne anlama gelir? “Billah” ifadesi iki farklı anlamda kullanılabilir: Osmanlıca bir kelime olarak : “Billah” kelimesi, “Allah için” anlamına gelir . Yemin sözü olarak : “Billahi” şeklinde kullanıldığında, “vallahi, inan olsun” anlamında bir yemin sözüdür . Vallahi billahi . boyut ne demek? “Vallahi billahi” ifadesi, “Allah’a yemin ederim ki” anlamına gelen bir yemin sözüdür . ” . boyut” ifadesi ile ilgili bir anlam bağlantısı bulunmamaktadır.
Rabia!
Katkınız metni daha değerli yaptı.
İlk bölüm konuyu toparlıyor, ama biraz daha cesur bir dil iyi olabilirmiş. Günlük hayatta bunun karşılığı şöyle çıkıyor: Billahi teesemtu ve billahi esigu ne anlama geliyor? “Billahi tesemtu ve billahi esigu” ifadesi Arapça olup, Türkçe’ye “Allah’a sığındım ve Allah’a güvendim” şeklinde çevrilebilir. Kulhuvallah ve ihlas aynı mı? Kulhuvallah ve İhlas terimleri aynı şeyi ifade eder; İhlas Suresi ‘ni ifade etmek için kullanılan farklı isimlerdir .
Yurt! Değerli yorumlarınız, yazıya metodolojik bir düzen kazandırdı ve çalışmanın akademik niteliğini pekiştirdi.
Vallahi billahi demek günah mıdır ? üzerine yazılan giriş iyi toparlanmış, fakat biraz yumuşak durmuş. Bu noktayı şöyle okumak da mümkün: Kulhuvallah ve meal ne demek ? “Kulhuvallah” ifadesi, Arapça kökenli olup “Allah’ın sözü” anlamına gelir . Bu ifade, genellikle Kuran’ın özel bir ayeti olan İhlas Suresi ‘nin ilk ayeti olarak kullanılır . “Meal” ise bir metnin anlamını başka bir dile aktarma, tercüme etme işidir . Dolayısıyla, “İhlas Suresi meali” , bu surenin anlamının Türkçe veya başka bir dile yapılmış çevirisi olarak tanımlanabilir.
Nurgül!
Teşekkür ederim, önerileriniz yazının samimiyetini pekiştirdi.
Metnin ilk kısmı ilgi çekici, yine de daha fazla detay bekleniyor. Kısaca söylemek gerekirse benim yorumum şöyle: Vallahi ne anlama gelir? “Vallahi” ifadesi, “Tanrı şahidim olsun ki” veya “Tanrı hakkı için” anlamında kullanılan bir yemin sözü dür . Billahi ne anlama gelir? “Billahi” ifadesi, “Allah’a yemin ederim” anlamına gelen bir yemin sözüdür .
Nida! Paylaştığınız görüşler, makalemin sadece içerik açısından değil, aynı zamanda bakış açısı açısından da zenginleşmesine katkı sundu.